Ana Menü
Anasayfa
ATO Hakkında
Yönetim Kurulu
Haberler
Basın Açıklamaları
Komisyonlar
Katsayılar
Üyelik İşlemleri
Sağlık Mevzuatı
İşçi Sağlığı ve İşyeri Hekimliği
Adana Tıp Rehberi
İletişim
Kimler Online
Döviz Kuru(TCMB)
USD Alış1.5118 YTL
USD Satış1.5191 YTL
EURO Alış2.0585 YTL
EURO Satış2.0684 YTL
BASIN AÇIKLMASI Yazdır E-posta
Çarşamba, 10 Eylül 2008

Şehrimizde son günlerde artan hava kirliliği ile ilgili Prof.Dr.Serap Hastürk Tabip Odasında basın açıklaması yapmıştır.






Basın Metni

Değerli Arkadaşlar
Son günlerde hepimizin Adana’da farklı bir hava soluması üzerinde durmak istiyorum. Günün farklı saatlerinde hissedilen duman ve is kokusu, hatta mekânların içine bile sinebilen kül partikülleri şehir sakinlerini haklı olarak tedirgin etmektedir. Bu durum, bilindiği üzere önemli bir tarım bölgesi olan yöremizde mısır ekiminin yaygınlaşması, bu ürünün kök, sap ve yaprak gibi organik atıkları yoğun olan anızının yakılması nedeniyle oluşan yanma ürünlerinin rüzgârın etkisi ile şehre yayılmasından kaynaklanmaktadır. Bu yakma işleminin toprak verimini arttırmadığı, hatta organik elementlerin de yakılması sonucunda daha da azalttığı Ziraat Odası ve Fakülte öğretim üyelerince belirtilmekte, üstelik yasalarımız tarafından da yasaklanmıştır. Öte yandan hava kirliliğine yol açarak insan sağlığını da tehdit etmektedir.

Hava kirliliği özellikle çocuk, yaşlı, solunum yolu ve kalp hastalarını etkileyen bir tehlikedir. Hava kirliliğine neden olan en önemli kirleticiler sülfür dioksit (SO2), nitrojen oksitler (NO, NO2), karbon oksitler (CO, CO2 ) ile toz, duman, sis ve yağ asitleri vb partikülleridir. Anız gibi organik ürünlerin yanması sonucunda havaya bol miktarda karbon gazları (CO, CO2 vb) ve duman, kül, karbon partiküllerinin salınmaktadır. Özellikle solunan havanın içeriğindeki ani değişimler bu duyarlı insanların sağlık sorununda acil bozulmalara, hatta ani ölümlere neden olabilmektedir. Bu hastaların acil servislere müracaatı artmakta, tekrar sağlıklarına kavuşmaları uzun sürmekte bazen de mümkün olamamaktadır.

Normal sağlıklı bireyler bile bu hava kirliliğinden etkilenebilmekte, en basit şekli ile göz, burun boğaz tahrişine bağlı yanma hissi, öksürük, göğüste yanma ve sıkışma ya da daralma hissi, baş ağrısı oluşabilmektedir. Kirliliği oluşturan partiküllerin büyüklüğüne göre farklı sorunlar bir arada görülebilmektedir. 10 µm dan büyük partiküller burun, boğaz ve gırtlakta tutunmakta; bu bölgede tahrişe, öksürük, yanma hissi, göz - burun akıntılarına neden olmaktadır. Daha küçük partiküller hava yollarına kadar inebilmekte öksürük, nefes darlığı, sıkışma hissi gibi solunum sistemi ile ilgili sorunlar oluşturmaktadır. 1-3 µm çapında olanlar ise en alt hava yolu keseciklerine kadar inebilmekte, solunum zorluklarının yanı sıra enfeksiyona neden olabilmektedir. Daha küçük partiküller ise kana hızla karışıp kalp ve solunum yolu hastalarında, yaşlılarda ani ölümlere yol açabilmektedir.   

Hava kirliliğinin etkisi, sigara içenlerde daha fazla olmakta; ancak hiç sigara içmeyenler de etkilenmektedir. Sigara içmeyenlerde bile solunum fonksiyonlarını bozmakta, sigaranın yaptığına benzer etkiler göstermektedir. Özellikle küçük çocuklar, savunma sistemleri tam gelişmemiş olduğundan daha kolay etkilenmekte, kolayca enfekte olabilmektedir. Ayrıca gebeler, yaşlılar, kalabalık mekanlarda yaşayanlar, sosyoekonomik düzey düşük insanlar en fazla etkilenen gruplardır.  

Öte yandan sağlıklı insanlara göre daha fazla etkilenen, acil servisler ve hastanelere müracaat etme durumunda kalan grup ise solunum yolu ve kalp hastalıkları olanlardır. Özellikle kronik bronşit, KOAH, astım ve kalp hastalarının durumu ağırlaşmakta, tedaviye yanıtları zorlaşmakta, hatta bu bireylerde erken ölümler olabilmektedir. Üst ve alt solunum yolu enfeksiyonları başlamakta ya da ağırlaşmakta, mevcut olan hastalığın kalbe verdiği yükün artması nedeniyle kalp yetmezliği gelişmekte ya da ağırlaşmaktadır.

Bu nedenlerle tüm dünyada, özellikle çocuk, yaşlı, gebe ve hasta bireylere hava kirliliğinde dışarıya çıkmamaları, kirli hava solumamaları önerilir. Özellikle sıcak ve nemli iklimlerde hava kirliliğinin etkileri artmakta, daha fazla sorunlara yol açmaktadır. Yöremizdeki iklim şartları da bu etkileri arttıracak düzeydedir.

Bütün bu sağlık sorunlarından kaçınmanın en basit, bilinen yolu ise hava kirliliği yönünden halkımızı uyarmak, çiftçilerimizi bilinçlendirmek, gerektiğinde yasal tedbirleri uygulamak ve çevremizi daha yeşil hale getirmek olarak görünmektedir.

Sağlıklı günler diler, saygılarımı sunarım.      
                                                                                                                        
Prof.Dr.Serap Hastürk
Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi
Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi

 
< Önceki   Sonraki >
(C) 2006 Adana Tabip Odası;   |   Site tasarımı : INTERKEY