Ana Menü
Anasayfa
ATO Hakkında
Yönetim Kurulu
Haberler
Basın Açıklamaları
Komisyonlar
Katsayılar
Üyelik İşlemleri
Sağlık Mevzuatı
İşçi Sağlığı ve İşyeri Hekimliği
Adana Tıp Rehberi
İletişim
Kimler Online
Döviz Kuru(TCMB)
USD Alış1.6711 YTL
USD Satış1.6792 YTL
EURO Alış2.1032 YTL
EURO Satış2.1133 YTL
O... Yazdır E-posta
Çarşamba, 01 Kasım 2006

      Onu İlk kez bir televizyon ekranında gördüğümde “Ne  kadar   aydınlık yüzlü bir insan” demiştim.

Onunla yaşamı boyunca karşılaşma şansım hiç olmadı.

Ona mesafe olarak en yakın olabildiğim yer ne yazık ki onun cenaze töreniydi... Küçük bir yerleşim yerinde ne çok insan olduğuna ve dışarıdan ne çok insanın bir araya gelerek hüznü sessizce soluduklarını gördüm..

Hastalığını ilk kez Ankarada ki katılmadığı bir toplantıda öğrendim,ciddiyetinin farkında olamadan.Derken bir sonraki toplantıda yine yoktu,onu yine göremiyordum.Sevgili Dr.Metin Bakkalcı'dan hastalığının boyutunu kederli bir ses tonuyla o toplantıda öğrendim.Ardından sevgili Bakkalcı telefonuyla arayıp “Prensesim” diyerek sevgi dolu bir üslupla TTB’deki havayı ona aktarıyordu... O herkesin Fusun ablası,Prensesi ve Sevgili Başkanıydı…

TTB’de taşra katılımlı değişik gündemli toplantılar birbirini izliyor ama onu bir türlü göremiyordum... Ama her toplantıda sonu “dostça kalın” diye biten,bizleri yaşamının sonuna kadar hasta yatağından destekleyen, yüreklendiren mesajları geliyordu.

Bu süreç içerisinde yüreğindeki iyiliğin, güzelliğin, aydınlığın, gülümsemesinin eksik olmadığı yüzüne nasılda yansıdığını şaşkınlıkla ve hayranlıkla öğreniyordum…

Ondan “Fusun Abla” diye bahsedenleri belki içten içe kıskanıyor,onu daha yakından tanımış, yaşamının bir kısmını onunla paylaşmış dostlara gıpta ediyordum…

Cenaze töreni oldukça kalabalıktı ve onunla ilgili ne çok şey söyleniyordu… İki dalda uzmanlık aldığını,Uluslar arası çok sayıda etkinlikler içerisinde bulunduğunu, Sağlık Bakanlığında görev üstlendiğini ve TTB Merkez Konsey Başkanlığına uzanan onurlu,sevgi dolu bir yaşam… ve en önemlisi bu sevgiyi çevresine taşımadaki içtenliğini,cömertliğini neredeyse her konuşmacı vurguluyordu…  Onunla ilgili bilmediklerimiz ne çokmuş meğerse...

Son konuşmayı kızı Selin yapıyordu... Son cümlesini “Yaptığın her şey için….” deyip ona öpücük gönderiyordu.Ardından büyük acıya direnmekten yorulan,güzel bir ailenin birbirlerine sarılarak gözyaşlarını özgürleştirdiklerini görüyordum.Herkesin yüzünde yorgun,yoğun bir hüzün ve gözyaşı vardı… ve bugün ilk defa ondan “Dostça Kalın” diye biten bir mesaj gelmiyordu...

 

                                                                        Dr.Metin GÜRAN

                                                                       ATO Genel Sekreteri

 

 
< Önceki   Sonraki >
(C) 2006 Adana Tabip Odası;   |   Site tasarımı : INTERKEY