|
19 Şubat, SSK Hastaneleri’nin Sağlık Bakanlığı’na devrinin 2. yıldönümüdür. Hastanelerin işletmeye dönüştürülmesi amacıyla 2 yıl önce SSK’ları Sağlık Bakanlığı’na devreden hükümet, aynı amaçla Ruh Sağlığı Hastanesi’ni çökertme ve daha sonra da “özelleştirip güzelleştirme” taktiği ile attığı adımlar nedeniyle ortaya çıkan sorunları hastane personeline yüklemeye çalışıyor.
RUH SAĞLIĞI HASTANESİ REZALETİNİN SORUMLUSU SAĞLIK BAKANLIĞI’DIR
19 Şubat, SSK Hastaneleri’nin Sağlık Bakanlığı’na devrinin 2. yıldönümüdür. Hastanelerin işletmeye dönüştürülmesi amacıyla 2 yıl önce SSK’ları Sağlık Bakanlığı’na devreden hükümet, aynı amaçla Ruh Sağlığı Hastanesi’ni çökertme ve daha sonra da “özelleştirip güzelleştirme” taktiği ile attığı adımlar nedeniyle ortaya çıkan sorunları hastane personeline yüklemeye çalışıyor. 19 Şubat 2007 tarihinde kamuoyuna yansıyan görüntüler en basit anlamıyla işkence görüntüleridir. Bu görüntülere neden olan çalışanların soruşturulması ve haklarında yasal işlem yapılması en azından insan hakları açısında kaçınılmaz bir görevdir. Ancak bu görevliler hakkında soruşturmayı başlatırken bazı rakamları ve gerçekleri göz önünde bulundurmamız gerekir. Ruh Sağlığı Hastanesi’nin yatak kapasitesi 500’dür. 20 Şubat 2007 günü yapılan sayımda yatan hasta sayısı 650’dir. Bu kesinlikle bir tesadüf değildir ve son bir yılın istatistik bilgileri çıkarılırsa 2006 yılında ortalama günlük 650 hastanın yattığı görülecektir. Hastanede bulunması gereken Psikiyatri Uzmanı sayısı 25, bulunan uzman 19; Bulunması gereken Psikolog ve Sosyal Hizmet Uzmanı sayısı 19, bulunan 4; Bulunması gereken Hemşire 250, bulunan Hemşire 85’tir (bu hemşirelerden 5 tanesi geçici görevle başka bir sağlık biriminde çalışıyor, 7 tanesi de sözleşmeli olarak çalışıyor). Hemşire yetersizliği nedeniyle geceleri 80 hastaya bir hemşire düşmektedir. Yukarıdaki sayıya ek olarak doğan açığı kapatmak amacıyla temizlik ve yemek işleri için hastaneye alınan taşeron firmaya bağlı niteliksiz işçiler hastabakıcı ve özlük görevlisi olarak kullanılmaktadır. Hiçbir tıbbi nosyonu almayan, eğitimsiz ve niteliksiz bu personele ruh sağlığı bozuk olan hastaları emanet edip bu insanlardan kusursuz bir sağlık hizmeti beklemek bırakın Sağlık Bakanlığı’nı, sıradan bir insanın bile yapmayacağı bir hatadır. Ancak biz Adana Tabip Odası ve Adana SES olarak bu hatanın kasıtlı yapıldığını, sağlık hizmetlerini tasfiye etmek, hükümetin sağlık alanından tamamen çekilip, özel sigorta şirketlerine sağlık alanını peşkeş çekmek için getirilmek istenen Aile Hekimliği, SSGSS ve Hastanelerin İşletmeye Dönüştürülmesi yasalarının bir parçası olduğunu iddia ediyoruz. İşletmeye dönüştürülen bir hastanede taşeron işçi aracılığı ile esrar satılması da normaldir, hastayı bir meta olarak görüp onu dövmek, cinsel tacizde bulunmak ve basınçlı su ile işkence yapmak da normaldir. Hastanenin bir işletme olarak görülmesinin bir başka tarafı da poliklinikleri hastane dışına taşıyıp, bazı mütahitlere ait binaları kiralayıp buralara para aktarma girişimleridir. Böyle bir mantığı bizim kabul etmemiz mümkün değildir ve bu girişimden bir an önce vazgeçilerek, Sağlık Bakanlığı’nın hastane içerisinde ek bina yapılması için ödenek ayırması ile bu sorun çözülmelidir. Adana Tabip Odası ve SES olarak; Ruh Sağlığı Hastanesi içerisinde yaşanan bu skandal görüntüler ile ilgili gerekli soruşturmanın bir an önce başlatılması, sorumluların yargı önüne çıkarılması, hastanenin gerek alt yapı ve gerekse kadro anlamında güçlendirilmesi, “Sağlıkta Yıkım” politikalarına bir an önce son verilmesi, bütçeden sağlığa yeterli ödenek ayrılması, sağlıkta taşeron işçi çalıştırılmasına son verilerek yeterli sayıda hekim, psikolog, hemşire, sosyal hizmet uzmanı, hastabakıcı ve gerekli diğer sağlık personeli için kadro açılması, bu skandalın en büyük sorumlusu olan Sağlık Bakanı’nın bir an önce istifa etmesi gerektiğine inanıyoruz. Sağlıkta Yıkım politikalarına karşı tüm sağlık çalışanlarını, hasta sahiplerini ve sağlık hizmeti alan tüm vatandaşlarımızı duyarlı olmaya, sağlık hizmetlerinin ticarileşmesine karşı çıkmaya, parasız, nitelikli, ulaşılabilir bir sağlık hizmeti için mücadele eden bizlerle birlikte seslerini yükseltmeye çağırıyoruz. 21.02.2007 ADANA TABİP ODASI SES ADANA ŞUBESİ |