HEKİMLER CAN KORKUSUYLA ŞİFA DAĞITAMAZ!

HEKİMLER CAN KORKUSUYLA ŞİFA DAĞITAMAZ!

Adana Yüreğir Devlet Hastanesi’nde meslektaşlarımızın maruz kaldığı üç saatlik esaret ve ölüm tehditleri, sağlıkta şiddetin artık yalnızca bir “güvenlik sorunu” olmaktan çıkıp doğrudan bir yaşam hakkı ihlali haline geldiğini bir kez daha göstermiştir.

Trafik kazası sonucu bir gencimizi kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşarken, bu acının hekimlerimize ve sağlık çalışanlarımıza yönelik organize bir saldırıya dönüşmesi asla kabul edilemez. Yaklaşık 70 kişilik bir grubun hastaneyi basarak 7 meslektaşımızı ölümle tehdit etmesi ve meslektaşlarımızın canlarını kurtarmak için bir odaya sığınarak yaklaşık 3 saat boyunca kilitli kalmak zorunda bırakılması, sağlık sistemimizin içine sürüklendiği karanlık tabloyu tüm çıplaklığıyla gözler önüne sermektedir.

Hekimler Kendi Canını Kurtarma Derdine Düşürülmüştür

Bir hekimin tek düşüncesi hastasını yaşatmak olmalıdır. Ancak bugün Adana’nın merkezinde hekimlerimiz kendi canlarını kurtarma derdine düşürülmüştür. Meslektaşlarımızın güvenlik gerekçesiyle görev yaptıkları hastaneden gizlice tahliye edilmek zorunda kalması, yalnızca o hekimlerin değil tüm toplumun sağlık hakkına vurulmuş ağır bir darbedir.

Can güvenliğinin olmadığı bir ortamda nitelikli sağlık hizmetinden söz etmek mümkün değildir.

Şiddet Bir Kader Değildir, Sistemsel Bir Tercihtir

Türkiye’de sağlık çalışanlarının sık sık şiddete maruz kaldığı bir ortamda bu olayları “münferit” olarak değerlendirmek sorunu görmezden gelmektir. Sağlıkta şiddet; sağlık okuryazarlığını geliştirmeyen, hekimleri hedef haline getiren ve sağlık çalışanlarını değersizleştiren anlayışın doğrudan sonucudur.

Yetkililere ve Sağlık Bakanlığı’na Çağrımızdır

Etkin güvenlik derhal sağlanmalıdır.
Sağlık kurumları, herkesin kolayca girip şiddet uygulayabileceği korumasız alanlar olmaktan çıkarılmalıdır.

Caydırıcı yasalar tavizsiz uygulanmalıdır.
Sağlıkta şiddet uygulayanlar, cezasızlıkla değil en ağır ve caydırıcı yaptırımlarla karşı karşıya kalmalıdır.

Hekimin onuru korunmalıdır.
Hekimleri değersizleştiren söylemler son bulmalı, güvenli çalışma ortamı anayasal bir hak olarak güvence altına alınmalıdır.

Adana Tabip Odası olarak, Adana Yüreğir Devlet Hastanesi’nde dehşet anlarını yaşayan meslektaşlarımızın ve tüm sağlık çalışanlarının yanındayız. Bu olayın hukuki sürecini sonuna kadar takip edeceğimizi kamuoyuna bildiriyoruz.

Tıp Bayramı’na giderken bir kez daha haykırıyoruz:
Ölmek değil, yaşatmak istiyoruz!
Güvenli iş yerleri, insanca çalışma koşulları istiyoruz!

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Uzm. Dr. Özden Polatöz
Adana Tabip Odası Başkanı