Hekim Emeği Kıymetlidir ve Korunmalıdır,
Özel Sağlıkta 4/A Süreci Hak Kaybına Dönüştürülmemelidir
20 Mayıs 2026
1 Haziran 2026 itibarıyla özel sağlık kuruluşlarında hekimlerin 4/A kapsamında bordrolu çalışmasına ilişkin yeni dönem başlayacaktır. Türk Tabipleri Birliği olarak bu sürecin yalnızca teknik bir sigortalılık değişikliği olarak görülmesini kabul etmiyoruz.
Sağlık Bakanlığı tarafından özel sağlık kuruluşlarını düzenleyen alt düzenleyici işlemlerde yıllar içinde yapılan değişikliklerle esas çalışma biçimlerini düzenleyen kanunlara aykırı olarak farklı adlar altında çalışma biçimleri türetilmiştir. Hekimler, on yıldan uzun süredir giderek belirsizleşen, bozulan, kuralsızlaşan çalışma koşullarının içinde özel sağlık kuruluşlarının dayatmaları ve yetkili idarelerin denetimden kaçınmaları sonucunda gerçek statülerine aykırı sosyal güvenlik ve vergilendirmeye tabi tutulmuşlardır.
Özel sağlık kuruluşlarının daha fazla kazanç elde etmesi amacı ile hekimleri, çalışan olarak haklarından mahrum bırakan sözleşme türlerinin giderek yaygınlaşmasına idare tarafından göz yumulmuştur. Özel sağlık kuruluşlarının kazancı öyle gözetilmiştir ki, hazine alacağı olan vergi ve sigorta primlerindeki kayıplar görmezden gelinmiştir. Vergi mevzuatının ruhuna tümüyle aykırı olarak “serbest meslek erbabı sayılanlar” maddesine hekimlerin de eklenmesi ile aslında işverene bağlı çalışan hekimlerin kendi nam hesabına çalışan olarak tanımlanması kanun ile düzenlenmiş, işveren hem vergi yükünden hem de SGK primlerinden korunmuştur.
Ülkenin gelinen ekonomik darboğazından doğan daha fazla vergi toplama ihtiyacı ile olacak ki, 2025 yılında tümüyle “yeniden” düzenlendiği kabulüyle yapılan yönetmelik değişiklerinin ardından 1219 sayılı kanunun 12. maddesiyle hekimlerin çalışmalarına dair hükme 5510 sayılı kanunun 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca çalışma statüsünün belirleneceği eklenmiş ve hekimlerin en fazla iki sağlık kuruluşunda çalışabilecekleri kuralı getirilmiştir. Yürürlük süresi gerekçesiz olarak uzatılmış 1 Haziran 2026 olarak belirlenmiştir. 1 Haziran tarihi yaklaşmışken Sağlık Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından taşra teşkilatına gönderilen yazıların sadece hekimlere özgülendiği, özel sağlık kuruluşlarının işveren olarak yükümlülüklerine dair özel vurguların yapılmadığı görülmektedir.
Hekimlerin yıllar içinde yaşadıkları kayıpların telafisine dair herhangi bir adıma işaret etmeyen, denetimlerin ve gerekli yaptırımların uygulanacağından bahsetmeyen açıklamalara rağmen hekimlerin yeni dönem için tüm sorularının asıl muhatabının Sağlık Bakanlığı olduğu açıktır.
Türk Tabipleri Birliği’ne ve tabip odalarına gelen başvurulardan da ortaya çıktığı gibi; mevzuatın istisna hükümlerinde yapılan değişiklikler ile kimi statülerin devamlarının sağlanmasından da kaynaklı olarak aynı uzmanlık alanında ve görünür işleyişte “aynı şekilde” çalışan hekimlerin arasında dahi benzer çalışmanın, statünün, uygulamanın bulunmadığı görülmektedir. İl sağlık müdürlüklerine başvuran hekimlere açıklayıcı, doyurucu bir yanıt veremeyen idarelerin, hekimlerin “cezalandırılması” için yapılan denetimlerde ısrarlı olduğu da bilinmektedir.
Tüm bunlar göz önüne alınarak; sosyal güvenlik, vergi, sağlık mevzuatının parçalı ve “birbirini görmez” yapısının yarattığı belirsizlik aşılmaya çalışılarak hukuk büromuz tarafından hazırlanmış olan bilgilendirme metni Türk Tabipleri Birliği web sayfasında mevcuttur.
Bu düzenleme; hekimlerin güvenceli çalışma hakkı, gerçek ücret üzerinden sosyal güvenlik primi yatırılması, kayıt dışı ve hibrit ücretlendirme modelleriyle mücadele edilmesi, şeffaf ve denetlenebilir ücret sistemlerinin kurulması açısından önemli bir fırsat olabilir. Ancak bu fırsatın hekimler aleyhine yeni bir gelir kaybına, hak kaybına veya baskı aracına dönüştürülmesine izin verilemez.
Özel sağlık kuruluşlarında yıllardır emeği görünmez kılınan, şirketleşmeye zorlanan, hak ediş sistemleri içinde gelir belirsizliği yaşayan hekimlerin bu geçiş sürecinde maddi ve manevi kayba uğramaması temel talebimizdir.
Açıkça ifade ediyoruz:
Hekimleri ezdirmeyeceğiz.
Gelir kaybına izin vermeyeceğiz.
Hekim emeğinin değersizleştirilmesine karşı sürecin takipçisi olacağız.
Bu doğrultuda Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi, Özel Hekimlik Kolu ve Tabip Odalarından katılımcılarla bir “Özel Sağlık Hizmetinde Hekim Emeğini Koruma Kurulu” oluşturulmuş ve odalarımız aracılığı ile hekimler arası dayanışmanın güçlendirilmesi, hak kayıplarının engellenmesi amaçlanmıştır.
Sağlık Bakanlığı’nı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nı bu geçiş sürecinde hekimlerin kazanılmış haklarını koruyacak, gelir kaybını önleyecek, gerçek ücret üzerinden prim yatırılmasını sağlayacak ve kayıt dışı modelleri ortadan kaldıracak somut önlemler almaya çağırıyoruz.
Yeni dönemde bordroda düşük ücret gösterilip kalan ödemenin farklı yollarla yapılması, işveren yükümlülüklerinin hekimlere yansıtılması, hak edişlerin keyfi kesintilere konu edilmesi veya çalışma sürelerinin sınırsız biçimde artırılması kabul edilemez.
Hekimlerin ücretleri, hak edişleri, primleri, izinleri, çalışma süreleri ve mesleki bağımsızlıkları açık, yazılı, şeffaf ve denetlenebilir kurallara bağlanmalıdır. Kadın hekimler, genç hekimler, engelli hekimler ve emekli hekimler açısından doğabilecek özel mağduriyetler ayrıca giderilmelidir.
Unutulmamalıdır ki, hekim emeğinin korunması yalnızca hekimlerin meselesi değildir; hasta güvenliğinin, toplum sağlığının ve nitelikli sağlık hizmetinin de temel koşuludur.
Türk Tabipleri Birliği olarak bu süreci yakından izleyeceğimizi; hekimlerin ekonomik, sosyal, mesleki ve hukuki haklarının korunması için gerekli tüm girişimleri yapacağımızı kamuoyuna duyururuz.
Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi
Türk Tabipleri Birliği Özel Hekimlik
Adana Tabip Odası Adana Tabip Odası